29 Kasım 2025 Cumartesi

Helena’nın Rüyaları


Karım Helena her sabah kahvaltıda, gece gördüğü eşsiz rüyaları anlatarak beni küçük düşürür.
Sanki geceleri sinemaya gider ve her seferinde yeni bir rüya onu beklemektedir.
O, rüyalarını anlatırken ben sessizce kahvemi yudumlarım.
Doğru olan susmamdır, çünkü hatırlamayı becerdiğim az sayıda rüya da utanç verici saçmalıktan başka bir şey değildir.
Ben de intikamımı, onun rüyalarını yazarak alırım.
İşte farklı kitaplarıma sığınmış bu rüyalar bu sayfalarda bir araya geldi ve burada daha da güzelleşti.
Isidro’nun eserleri, bu rüyalara en iyi biçimde eşlik ediyor.

Eduardo Galeano


Gece

Helena çocukken bir gece uykuya dalmış. 
Rüyasında yatağından kaçıyormuş.
Günlerden pazarmış gibi bembeyaz giyinip hiç ses çıkarmadan arka bahçeye inmiş ve gecenin sırlarını keşfetmek üzere bir köşeye kurulmuş. 
Tucumân gecesinin sırlarım...
Anne babası ve kardeşleri çoktan uyumuşlar.
Gecenin nasıl yükseldiğini, ayın ve yıldızların nasıl gezindiklerini görmek istemiş Helena. 
Biri ona yıldızların hareket ettiğini, bazen düştüklerini ve gece ilerledikçe renk değiştirdiklerini anlatmış çünkü.
Geceyi keşfedeceği o gece boyunca Helena gözlerini kırpmadan gökyüzüne bakmış. 
Sırtı ağrımış, gözleri acımış, gözkapakları ağırlaşmış ama vazgeçmeden bakmayı sürdürmüş. 
Bakmış da bakmış, bakmaya devam etmiş ama ne gökyüzü değişmiş ne de yıldızlar yerlerinden kıpırdamış.
Günün ilk ışıklarıyla uyanmış Helena ve gözleri dolu dolu olmuş.
Sonra gecenin, sırlarının keşfedilmesini istemediği düşüncesiyle kendini avutmuş.

Beni düşlemeni istiyorum

O gece, görülmek isteyen rüyalar sıraya girmişler.
Helena’nın hepsini birden görmesi mümkün değilmiş, hem de hiç.
Tanımadığı rüyalardan biri ona seslenmiş:
Beni gör, pişman olmayacaksın. Beni gör, mutlaka seveceksin.
Kuyrukta daha önce görmediği birkaç rüya daha varmış, ancak Helena her zamanki sevimsiz, davetsiz misafiri, şu ahmak rüyayı fark etmekte gecikmemiş. 
Ve yeni olduklarını iddia etseler de aslında yüksekten uçtuğu gecelerden tanıdığı başka rüyaları da.

Kehanetler

Helena rüyasında ateşi koruyanları görmüş. 
Yoksul mu yoksul yaşlı kadınlar, kenar mahallelerinin mutfaklarında koruyorlarmış ateşi ve onu canlandırmak için avuç içlerine hafifçe üflemeleri yeterliymiş.

Sürgünün Sonu - 1

Rüyasında valizini kapatmak istediğini ama beceremediğini görmüş.
Mümkün değilmiş.
Elleriyle bastırmış, dizleriyle yüklenmiş, valizin üstüne oturmuş, hatta ayaklarıyla üstüne basmış ama valiz hiç oralı olmamış.
Valiz, kapatılmasına izin vermemiş.

Korku imparatorluğu

Helena rüyasında bizi görmüş.
Bir havaalanındaymışız ve tüm havaalanlarında olduğu gibi bir makineden geçmek için sırada bekliyormuşuz. 
Makineden yastıklarımızı geçirmemiz gerekiyormuş.
Önceki gece kullanılan yastıklar cihazdan geçerken rüyalar okunuyormuş.
Makine, kamu düzeni için tehlikeli rüyaları tespit ediyormuş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder